define('DISABLE_WP_CRON', true); Ayazcafe Forumlari » Sohbet

Ayazcafe Forumlari
sohbet
Now viewing all posts in Sohbet

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        Ben şimdi daha ziyade yazacaktım; fakat çok hasta ve çok zaîf ve çok ihtiyar ve tashihat gibi çok vazifelerim bulunduğundan, şimdilik bu kadarla iktifa ettim.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Duanıza muhtaç kardeşiniz
Said Nursî
Yirmibeşinci Lem’a
Yirmibeş devadır
(Hastalara bir merhem, bir teselli, manevî bir reçete, bir iyadet-ül mariz ve geçmiş olsun makamında yazılmıştır.)
İhtar ve İtizar
        Bu manevî reçete, bütün yazdıklarımızın [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        Evet kadınların şefkat cihetiyle bu kahramanlıklarını hiçbir ücret ve hiçbir mukabele istemeyerek, hiçbir faide-i şahsiye, hiçbir gösteriş manası olmayarak ruhunu feda ettiklerine; o şefkatın küçücük bir nümunesini taşıyan bir tavuğun yavrusunu kurtarmak için arslana saldırması ve ruhunu feda etmesi isbat ediyor.
        Şimdi terbiye-i İslâmiyeden ve a’mal-i uhreviyeden en kıymetli ve en lüzumlu esas, ihlastır. [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        Dördüncü Hİkmet: Malûmdur ki; kesret-i nesil herkesçe matlubdur. Hiçbir millet ve hükûmet yoktur ki, kesret-i tenasüle tarafdar olmasın. Hattâ Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: تَنَاكَحُوا تَكَاثَرُوا فَاِنِّى اُبَاهِى بِكُمُ اْلاُمَمَ -ev kema kal- Yani: “İzdivaç ediniz; çoğalınız. Ben kıyamette, sizin kesretinizle iftihar edeceğim.” Halbuki tesettürün ref’i, izdivacı teksir etmeyip, çok azaltıyor. Çünki en [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

Yirmidördüncü Lem’a
Tesettür hakkında
(Onbeşinci Nota’nın İkinci ve Üçüncü Mes’eleleri iken, ehemmiyetine binaen Yirmidördüncü Lem’a olmuştur.)
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
يَا اَيُّهَا النَّبِىُّ قُلْ ِلاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلاَبِيبِهِنَّ
ilâ âhir… âyeti, tesettürü emrediyor. Medeniyet-i sefihe ise, Kur’anın bu hükmüne karşı muhalif gidiyor. Tesettürü, fıtrî görmüyor, “bir esarettir” diyor. (*)
        Elcevab: Kur’an-ı Hakîm’in bu hükmü tam fıtrî [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        Meselâ: Nasılki yüz nefer, bir zabitin idaresine verilse; bir neferin, yüz zabitin idarelerine verilmesinden yüz derece daha kolay olduğu gibi, bir ordunun teçhizat-ı askeriyesi; bir merkez, bir kanun, bir fabrika ve bir padişahın emrine verildiği vakit, âdeta kemmiyeten bir neferin teçhizatı kadar kolaylaştığı gibi.. bir neferin teçhizat-ı askeriyesi; müteaddid merkezlere, müteaddid fabrikalara, müteaddid kumandanlara [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        Amma ikinci şık şübhen ki: Bazı esbab, bazı cüz’iyatın bazı ubudiyetlerine merci’ olsa, o Mabud-u Mutlak olan Zât-ı Vâcib-ül Vücud’a müteveccih zerrattan seyyarata kadar mahlukatın ubudiyetlerinden ne noksan gelir?
        Elcevab: Şu kâinatın Hâlık-ı Hakîm’i kâinatı bir ağaç hükmünde halkedip, en mükemmel meyvesini zîşuur ve zîşuurun içinde en câmi’ meyvesini insan yapmıştır. Ve insanın en [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        İşte aynı bu misal gibi: Sultan-ı Ezel ve Ebed’in hadsiz cünudunun muhteşem bir kışlası olan şu âleme ve o Mabud-u Ezelî’nin muntazam bir mescidi olan şu kâinata; mahz-ı vahşet olan, inkârlı fikr-i tabiatı taşıyan bir münkir giriyor. O Sultan-ı Ezelî’nin hikmetinden gelen nizamat-ı kâinatın manevî kanunlarını, birer maddî madde tasavvur ederek ve saltanat-ı rububiyetin [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        İşte tabiiyyunların fikr-i küfrîleri, ne derece daire-i akıldan hariç saptığını kıyas et. Ve tabiatı mûcid zanneden insan suretindeki ahmak sarhoşlar “mütefennin ve akıllıyız” diye dava ettikleri halde, akıl ve fenden ne kadar uzak düştüklerini ve mümteni’ ve hiçbir cihetle mümkün olmayan bir hurafeyi kendilerine meslek ittihaz ettiklerini gör, gül ve tükür!
        Eğer desen: Mevcudat, [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

        AMMA İKİNCİ MES’ELE: “Teşekkele binefsihi”dir. Yani: Kendi kendine teşekkül ediyor. İşte bu cümlenin dahi çok muhalatı var. Çok cihetle bâtıldır, muhaldir. Nümune için muhalâtından üç tanesini beyan ederiz.
        BİRİNCİSİ: Ey muannid münkir! Senin enaniyetin seni o kadar ahmaklaştırmış ki, yüz muhali birden kabul etmeyi, bir derece hükmediyorsun. Çünki sen mevcudsun. Ve basit bir madde [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

LEMALAR

Ocak 7th 2010 2010 Sohbet

Yazan: muzucocuk

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
قَالَتْ رُسُلُهُمْ اَفِى اللّهِ شَكٌّ فَاطِرِ السَّموَاتِ وَاْلاَرْضِ
        Şu âyet-i kerime, istifham-ı inkârî ile “Cenab-ı Hak hakkında şekk olmaz ve olmamalı” demekle; vücud ve vahdaniyet-i İlahiye, bedahet derecesinde olduğunu gösteriyor.
        Şu sırrı izahtan evvel bir ihtar:
        1338’de Ankara’ya gittim. İslâm ordusunun Yunan’a galebesinden neş’e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müdhiş [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok


Arşivler
Son Yorumlar