<BGSOUND src=\"adres\" loop=infinite>

KIZIL MAVİ EL ELE TUTUŞURKEN

28 Şubat 2010

Yazan: BogAchaN

KIZIL MAVİ EL ELE TUTUŞURKEN  

Kızılla Mavi Elele Tutuşurken !
Gözlerim denizin h
ıın yakamozlarına değiyor
Rak
ıya hüzünleri meze yapar gibi
Çak
ırkeyif sancılarda dinliyorum yüreğimi
Dalgalarla oynayan mart
ıların çığlığında
Ey aşk!…
Bir kez daha düşündüm seni

Kah takıldım uçan sarı yaprağın nazlı salınışına
Kah ayr
ılığın habercisi bir trenin acı çığlığına
Ve…
K
ızılla mavi elele tutuşurken gün batımında
Ey Aşk!…
Hayallerden bir kimli
ğe bürünüp dikildin karşıma

Sen tüm korkulara kapa gözlerini yine de aşk
Çünkü ben çiçeklerin çiğ rengine sakladım seni
Bana seslenen düşlerine de
ğdirdim yüreğimi
Bilsen kaç bin y
ıldır orda uyutuyorum ben seni

Geçmişi paketleyip kaldıralı çok oldu tozlu raflara
Nokta koyamad
ığım cümlelerim bitmedi daha
Yaln
ızlığıma bir tutam göz yaşım eşlik eder
Her notas
ında yeniden, yeniden bestelenir hüzünler

Işıl ışıl yıldızlara emanet artık, yağmalanmış duygular
Zirveye t
ırmanmakmış kimi zaman sana ulaşmak
En derine bat
ıp boğulmamakmış kimi zaman aşk
Kimi zaman da kendimize uydurdu
ğumuz koskoca bir yalan

Bir türkü tutturdum sana sızlayan yüreğimden
Seçtim sözlerini taş duvarlara sinmiş kederlerden
Ey Aşk!…
Kalbini okumak isterdim var m
ısın diye gerçekten
Kimbilir kaç yürekte sürüyorsun habersizce hükmünü
Gerçek miyim yalan m
ıyım demeden
Taht
ını da bahtını da kendin yazıyorsun
Yaz be aşk!
Senin can
ın sağ

olsun…

GULSEN YILMAZ

 

BU SANA SON ŞİİRİM

14 Şubat 2010

Yazan: BogAchaN

Aşk Resimleri

BU SANA SON ŞİİRİM

son şiirim…
son sözlerim…
son mektubum…
tıpkı her duyduğumda içimde yutkunamadığım,
boğazıma takılan buz dağı gibi, saplanan
o şarkımız gibi…
bu sana veda ederken son bakış,
bu sana veda ederken son öpücük…
nasıl başladığını, nasıl bittiğini anlayamadığım bir son..
ve hala kabullenemediğim bir son…
son oldu herşey seninle…
sende kendimi, sende doğruyu bulduğum bir son…
öğrendim sonunda yalan söylememeyi,
ikiyüzlü olmamayı…
istifa ettim tüm sahtelikten
son oldu herşey seninle
sonum oldun sen…
kaç zamandır kaybettiğim gerçeği sende buldum.
senin aşkındı bana gerçeği gösteren.
hayran kaldığım hep saygı duyduğum kişiliğindi
aşktan öte tutkunluğum…
sonumuzu kendim hazırladım biliyorum.
sonumuzuda ben yazdım…
sesini duymak huzurların en deriniydi…
sesine tutunarak sevdim ben seni…
hayalini düşleyerek yaşattım seni…
olmadı bir sabah seni düşünmeden uyandığım…
ne çok istedik aynı sabaha birlikte gözlerimizi açmayı
olmadı..
kapanmadı gözlerim hiçbir geceye seni düşünmeden
düşte kaldı herşey..
çok istemiştim!
karşılıklı son bir kahve içmeyi…
gözlerimi kapatıp zamana
sevdiğimiz şarkıda son dansımızıda bütünleşmeyi…
ellerini ellerimin arasına alıp
güzel gözlerine bakarak son defa seni sevdiğimi söyleyemeyi…
olmadı…
üzgün olmak özür dilemek
yaşattıklarımı silmez biliyorum…
herşey için özür dilerim….
affet beni sevgilim!
güzel gözlerinden akan her damla yaş için
binlerce özür dilerim…..
ve artık son sevgilim!
mutlu olmanı dilemekten başka
son bir sözümde olmayacak…
unutmaki! …
seni gerçekten yürekten sevdim…
hayatımın sonuna kadarda,
sensiz..
seni sevmekten vazgeçmicem
bu sana veda ederken son gülücük :)
mutlu ol sevgilim…

Alıntı

DOGUM GÜNÜM SÜN

06 Ocak 2010

Yazan: BogAchaN

DOGUM GÜNÜM SÜN

Hatırlıyor musun sen,
Tanıştığımız o tarihi,
İkinci doğum günüm,
Sayıyorum, demiştim.
Unutmuşken yaşamayı
Sevmeyi sevilmeyi, tattırdın.
Hayattır, belli olmaz ama.
Seni, kalbimin derinlilerine,
Öyle kazıdım ki.
Asla
Ne silinecek, Ne de yerin bilinecek.
Nede, yerini kimse alacak.
Sadece ben, ve yaratan bileceğiz.
Sen oldun, karanlıklarımı,
Aydınlatan güneşim.
Sen benim,
Hem ezelim, hem ide ebedim,
Olacaksın.
Seni çok, çok seviyorum.

SENİ SEVİYORUM EYLÜL BAKIŞLIM

02 Ocak 2010

Yazan: BogAchaN

SENİ SEVİYORUM EYLÜL BAKIŞLIM

Bende olduğundan beri
ne zaman aynaya baksam; kendimi bulamıyorum.
Gözlerimde gözlerini, dudaklarımda gülüşünü görüyorum.
Hep nefesini soluyorum, tenimde bir ürperti beliriyor.
Koca şehir susuyor sadece sesin çınlıyor kulaklarımda.
Bakabildiğim kadar ileride, dokunabildiğimce yakındasın
ama hasret kalıyorum bebek yüzlüm gülüşüne.

 

İstanbul gibi bakıyorsun bana, gizemli ve buğulu.
Hem içinde olup, hem yalnız yaşamak bilsen ne kadar zor geliyor.
Hayat kavgasını sürdürüyor sevdam.
Aşk can çekişiyor gecelerimde.
Tenine susuyorum Marmara’nın derinliklerinde.
Yeditepe çalıyor sanki seni benden, yavaş yavaş tüketiyor.

 

Gökyüzüne yıldızlarla tutunan peçesini çıkarıyorum karanlığın.
Pencereden yatağına süzülen ay ışığı olmak,
yüzünü sürdüğün yastık olup düşlerine avuç açmak için.
Bedeninde serilmeliyim gece gibi.
Meleklerin uyurken bıraktığı gülüşü seyretmeliyim başucunda.

 

Kalmamı istermisin, yıldızlar bir bir gömülürken sabaha?
dokunmamı istermisin ayaz düşen tenine?
Hani utanmazlığın koynunda
kendinle sevişmelerinde yanında olmamı istermisin ?

 

Kuruyan teninde terden boncuklar yapabilirim,
güzel bir melodideki piyano tuşları gibi dokunabilirim vücuduna,
kıvrımlarınla ahenkli yaşayabilirim seni.
Rüzgârın dağlarla kucaklaşmasını,
dalgaların kıyılara cilvelerini getir aklına.
Önce, süzülmelerini hisset kumlara köpüklerinin,
sonra kızışan rüzgârla tut ellerimi.
Tüm gücünle sarıl biçare kimliğime.
Açlığımı, susuzluğumu, sırlarımı bitir gecede.
İçimde kıpırdanışların, yüreğimde sıcaklığın, dudaklarımda
titreyişleri sevdanın, tenimin ürpertisinde nefesin olmalı…

 

Dağıt, hazan düşen yatağımı. Güneşim ol eylül gözlüm.
‘Seni istiyorum’ diye yutkunduğum nefesimi al dudaklarımdan,
sırlarımı çöz öpüşlerinle. Ay gibi yum gözlerini geceye,
yıldız gibi kay geç düşlerimden. Tadını bilmediğim,
tenine düşmediğim hayal olmaktan çık, dökül şehvetinle.

 

Söyleyemem sana yanan tenimi, kıvılcımı düştü bir kez içime.
Kıvranışlarım kadar sessiz uykusuzluğum.
Her dokunuşumda kendime, haykırışlarım suskunluğum aslında.

 

Kendime sarılıp yatağın bir ucunda tüm ürkekliğimle gelişini beklerim.
İçimden akan ılıklığı, sıcak sevdayı sana sunmak,
sadece hayalinle bütünleşerek yaşamak çok zor be aşkım…
‘SEN’ bendeysen, benimsen.. Neden gecelere isyanım?

 

Kirpikten bulutlarını arala artık, güneş gözlerinde kapalı kalmasın,
Uyan! Dünya güneşe, ben sana kavuşayım.
Seni seviyorum eylül bakışlım.

Arzu ALTINÇİÇEK

KELEBEK KANADINDA AŞK

02 Ocak 2010

Yazan: BogAchaN

KELEBEK KANADINDA AŞK

Zamanlar
Güneş ekilip, yıldız biçilen zamanlardı.
Hatırlıyorum…

Ya önce sen vardın yürek olarak içimde
Ya da aşk vardı önce
Gelip içimde kestiğin
Hatırlamıyorum…

Ben imkansıza dudak bükerdim
Sense halime gülerdin…
Olsun! O günlerde ben
Biraz mutlu biraz umutlu
Biraz içliydim
Doğrusu en çok da
Kelebeklerin kanadına işlediğin
Aşkından dertliydim…

Ama o zamanlar
Güneş ekilip yıldız biçilen
Zamanlardı
Aşk dediğin belki de
Geceye veda etmeyen bir ay’dı…

Türküler saklardın derinlerinde
Sazından kaçak…
Bilmezdin.
Ben görürdüm duyardım da
Sen bir kez olsun söylemezdin
Korkularını zaten
Kimselere vermezdin…
Ve böylece
Sen yağmura
Yağmur benim gözlerime hasret
Yaşardık…

Heyhat!
Hep ama hep
O imkansıza takıldın da sen
Ve belki de bu yüzden
Aşk gelip bizi sarsınca yüreklerimizden:
Ben ağlardım gözlerim gülerdi…
Sen gülerdin gözlerin susardı…

Şimdi ben
O zamanların renklerini unuttum.
Belki mavi, belki sarı, belki aktı…
Hatırladığım tek şey
Güneşle yıldız arkadaştı…

Bilenler bilirdi
Çok sevmiştik biz
Çok!
Ben gönlümden
Sen dilinden…

Ben unutsam da şimdi
Sen hatırlarsın.
Sesinde ufacık bir hüzün olsa
Ya da acıtan bir özlem gözlerinde
Bembeyaz gecelerinde gelirdim sana bu şehrin…
Gelirdim… Gönlümden…
Ve sen
“Hoş geldin” derdin
Dilinden….
Kocaman bir çocuktum o zamanlar
Belli!
Dil nedir, gönül ne?
Anlamını bildiğim
Şüpheli!

Şimdi söyle bana!
Kaldıysa geriye ne kaldı?
Tek tarafı hesaplı bir sevda
Niyeti bozuk bir dava
Bir de
Sadece dağlara caka satan bir sema…

Ama ben bunların hepsini sevdim.
Şaşacak bir şey yok!
Dedim ya… Ben
Güneş ekilip yıldız biçilen zamanlardan geldim…

Sonraları
Belki de hiç gülmedim
Ve sen
Kelebeklerin ömrünün üç gün olduğunu
Hiç bilmedin!

 

Esra GÜZELİPEK

ZAMAN YOK

01 Ocak 2010

Yazan: BogAchaN

ZAMAN YOK

Biliyorum kızgınsın. Kırgınsın.
Söylemek istemediğin sözler dilinin ucunda.
Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini, hepsini yüzüme vuracaksın.
Zor duruyorsun. Kibarlığından. Ya da doğru kelimeleri arıyorsun hâlâ…
Yok… Boşuna arama.
Sevginin arkasında bıraktığın her hece kaybolmuş sayılır…
Derin bir kuyuda onlar şimdi; ulaşılmaz, karanlık, dipsiz…
Bırak orda kalsınlar. Onlar çirkin. Dokunsan elini, dilini yakarlar.
Canını acıtırlar. Benim de…
Yüzünden, gözlerinden, dudaklarının titremesinden, bilmediğin bir
melodiyi ıslığa dökme çabandan anlıyorum işte, kızgınsın…
Senin olmayanları bırak, bana kendi kelimelerinle ulaş…
Haydi söyle!
Bağır, çağır, yüzüme haykır ama kızgınlığını yüreğinde saklama ne olur…
Gözlerini kaçırma benden. Büyütme… Her şeyi hemen şimdi söyle.
Affedeceksen şimdi affet beni…
Zaman yok.

Doğru değil bu kadar uzak olman. Kendini uzaklara vurman…
Zaman yetmezmiş gibi, bir de araya mesafeler koyman…
Yollar, duraklar doğru değil… Bilesin. Boşuna bu kaçışın…
Alıp kendini başka yerlere götürmen yeterli değil. Ben buradayım.
Tam burada. Hiç değişmedi yerim. Bildiğin yerdeyim. Bildiğin gibi…
Doğru değil bizi parçalaman. Kabul et bunu.
İçin böyle istemiyor, farket, anla…
Dokunacaksan şimdi dokun bana…
Zaman yok.

Ben de bekleyebilirim kır çiçeklerinin,
ıslak çimenler arasından boy atmasını…
Ben de bekleyebilirim ılık lodosların coşturduğu bulanık denizin,
küçük sandalları sahilde bir o yana, bir bu yana yatırmasını, ben de…
Evet, ben de önce şiirler söyleyebilirim sana,
sonra küçük çekingen notlar gönderebilirim.
Doğru kelimelerin peşinde,
ben de küçük adımlarla dolaşabilirim, ben de…
Evet ben de bulduğum ilk aydınlık günde yanına gelip,
ilk serin geceyi bekleyebilirim sevdiğimi anlatmak için…
Ben de yüreğimi nadasa bırakıp bir süre,
bir başıma labirentlerinde dolaşabilirim hayatın, ben de…
Ama bunu yapmıyorum görüyorsun.
Önce sevdiğimi bilmen gerekiyor diye düşünüyorum.
Yaşam bunun ardından geliyor. Adımlarım böyle daha sağlam.
Buna inanıyorum, bunu yaşıyorum…
Hadi sen de yap bunu.
Seveceksen şimdi sev beni…
Zaman yok!

Fügen Ünal ŞEN

SEN SEN SEN

31 Aralık 2009

Yazan: BogAchaN

SEN SEN SEN

Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden…
Dağ başı yalnızlığı ölümden beter.
Hiç kimse aramasa sormasa beni
Sen gelsen yeter…

Huzur ellerinin güzelliğidir.
Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
Her sabah soframızda ekmeğimizi
Sen bölsen yeter…

Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
Sen dolsan yeter…

Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
Bende sabır, sende naz…
Gündüzünden vazgeçtim, düşümde biraz
Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter…

Duymasa da hiç kimse
Şâir gönlümün, sende karar kıldığını.
Ve içimin şerha, şerha yarıldığını
Sen bilsen yeter…

Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.
Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
Eğilsen yeter…

 

 

 

Yavuz Bülent BAKİLER

 

 

KALP YANGINI

31 Aralık 2009

Yazan: BogAchaN

KALP YANGINI

Anlatılması imkansız biliyor musun
Bir insanın başka bir insan için bu kadar yanması
Onu gördüğü zaman dizlerinin tutmaması
Konuşamaması…

Adına ne derler acaba
Sadece sevda denip geçilir mi
Yoksa başka bir ismimi vardır
Ya da sadece ben mi yaşıyorum bu duyguları
O yüzden mi bu kadar tarifsiz bu durum
Yanıyorum tutuşuyorum
Anlatamıyorum

Nasıl bir duygu tüneli bu
Nasıl bir aşk ateşi
Hangi dilde anlatılır bu kalp yangını
Hangi asırda yaşanır

Ben bu kadar yakınken sana
Sen yıldızlar kadar uzaksın bana
Yoksa işlediğim günahların
Bedeli mi bilmem
Bu aşk ateşinde yanmak

Yoksa böylesine aşık olmak mı suçum
Gözlerinden başka
Hiç bir şey yokken dünyamda
Bulanmışım demek ki baştan başa günahlara

Adına ne derler acaba
Sadece sevda denip geçilir mi
Yoksa başka bir ismimi vardır
Ya da sadece ben mi yaşıyorum bu duyguları
O yüzden mi bu kadar tarifsiz bu durum
Yanıyorum tutuşuyorum
Nasıl söner bu kalp yangını
Bilmiyorum

Vedat SELAMOĞLU

BİR DİĞERİ,MUHABBETLİ HÜZÜN

28 Aralık 2009

Yazan: BogAchaN

BİR DİĞERİ,MUHABBETLİ HÜZÜN

nafile,
fikrimle oynama bu gece
ben yine seni düşüneceğim..

hezimete uğradı varlığım,tüm yanık cümlelerimin ucu küllendi
penceremde bir hüzün kuşu,kaşkolünü dolamışsın boynuna,o an gördüm
sevince buladık siyahları,kirli beyazlar hüküm sürdü gözlerimize
gündelik sevinçlerimi al şimdi yanına,terkettiğim bir yüzün
bende kalan ise muhabbetli bir hüzün..

oyalama benim düşlerimi müjgan,caydırması güç
yanlış mı kalmışım aklında?
bir diğeri hayal-i aşk,bir diğeri hüzün yüzümün…

kalemimin en sisli yeri,
tekmilini verdiğin günden beri rüyalarımın yedi rengi
lütf eylediğin aşk-ı zenginliğimin nazende bakışlı,efsunlu gözleri
seninle olmanın ölümlü atifeti yakışıyor bedenime
ah müjgan,ben ister miydim yeniden sevmeyi seni?
sonbaharın en bozgunlu şehidi olur muydum,ölmüşken daha yeni?

yarı açık gözlerinin mahmuduma beyitler besteleyendim
çalmayanlar kalmasın seni,ben hem söyler hem ezber ederdim
sessiz kahkahalarını duyar,dilimin ucunda beslenirdim
demli tenine bir gül goncası serer,memleketimsin derdim
ah müjgan,yabancılar bürümüş etrafını,isteyebilir miydim gençliğimi?
bir şeyler anlatmak istermiş gibi,yağar mıydı yeniden şehir?

ki ağladın mı bu şehirde her yer küflenir!

ikrah yolunda bezdirmek beni,aşk-ı ikrar etmişken yeminli
peşrev zamanını geçtik hep biz,sonlarımız mazide demli
yudum yudum raks ettim hayal-i düşlerinle,usulcacık öpmek için oldum ehl-i
düşün ki sen varsın diye rengarenk nifaklar girdi aramıza,önemli varlığın bu denli
ah müjgan,bir sen bilemedin kıymetini,hiç çağırmadın uzaklardaki nefesini
şuasız titremelerinden ürkmüş gibi,mabedinde kul olmaz mıydım,bir dönsen geri?

bir diğeri aşk_ı hayal
bir diğeri hüzün şimdi

sürekli konuştuk seni…

Alıntı

SUSKUN AŞKIM

18 Aralık 2009

Yazan: BogAchaN

SUSKUN AŞKIM

Bir gün bana sorarsan
Beni seviyor musun diye
Bir sessizlik çöker üstüme
İçimdense haykırırım delicesine
Seni seviyorum, seni seviyorum diye
Atılıp, boynuna sarılasım gelir
Beni sar, hiç bırakma diyesim gelir
Ama ben susarım, söyleyemem içimdekileri

İçime, benliğime gömmüşüm seni
Kalbiminse en derin köşesinde sevgin
Zaman geçtikçe parçalayacak beni
Ölesiye mutsuz olan bu ruhum
Her zaman seni arzulayacak
Ama ben suskunluğumla kalacağım

Başında ayrılmış yollarımız meğer
Boşuna üzdük birbirimizi
Boş yere hayallerle avuttuk kendimizi
Artık veda etmenin zamanı geldi
Git, seni bekleyen mutluluğuna git

Ben son günümü bekleyeceğim
İçimde sevginin bittiği gün canım
Derin bir uykuya düşeceğim
Ki bir ömür boyu katlanam sensizliğe…
Belki son nefesimde söylerim
Eğer yanımda olur da ellerimi tutarsan
Sana seni ne kadar çok sevdiğimi
Seni sevdiğimi söylerim…

Ayşe ŞAHİN